Herkes farklı görüyorsa her şeyi, nasıl söz edilir ki hakikatten? İnsanların ortak gerçekleri dediğiniz, hep beraber kendilerine vurdukları bir pranga değil de nedir o halde?
Sen farklıysan, ben farklıysam, milyar kere farklıysak hepimiz birbirimizden, o halde nasıl aynı şeyi düşünebilir, nasıl aynı şekilde inanabiliriz?
Halbuki sanat öyle mi? O ne bir fikir, ne de bir duygudur. Sanat, sağlıklı her ruhta olan bir tutkudur. O yüzden Gazi Paşa'nın dediği gibi: “Sanatsız kalan bir toplumun can damarlarından biri kopmuştur.”
İşte tam bu günleri yaşıyor canım ülkem. Sanat icra etmesi gerekirken ya aşırı ticari ya da saçma siyasi amaçların ucuzlaştırdığı bir karar mekanizmasında çırpınıyor sanat ve sanatçı.
Ve şimdi anlıyorum, bir türlü anlamadığım, o kadar uğraşmamıza rağmen bizden neden güzel film çıkmıyor paradoksunun sebebini...
Günaydın mı dediniz? Hayır, henüz aymadı. Ancak ayacak az kaldı.
Sanatla kalın, sağlıcakla kalın... İyi seyirler.
