Türkiye Liseler Şampiyonası
110 takımın katıldığı, dört aya yayılan turnuvada komite başkanlığı ve baş jüri görevini birlikte üstlendim.


Film Rafı · Kitap Rafı
Bazı işler bir meslekten ibaret değildir; insanın dünyayı nasıl okuduğunu gösterir. Film setlerinde, münazara kürsülerinde, tarım arazilerinde ve şirket yönetimlerinde öğrendiğim şey hep aynıydı: ''İyi Fikir, İyi Uygulanabilir Fikirdir.''
Hiçbir zaman masamda tek bir sektörle sınırlı çalışmadım; yıllar içinde masada biriken birçok farklı iş olsa da hepsi aynı disiplinin ürünüydü: Bu fikir sahaya nasıl çıkar? Bu soruyla başladı tüm işler. Ve bugün bu soruya verilmiş birçok cevabım var. Bu sayfada işte bu cevaplarımı derledim.
Üniversitede kürsüye çıkarak başladım; kısa sürede eğitim vermeye, turnuva kurmaya, jüri yönetmeye ve bu birikimi özel sektöre taşımaya uzanan bir hat oldu.
Münazaraya İstanbul Üniversitesi'nde başladım. Kulüpte elde ettiğim başarıların ardından başkan seçildim; Türkiye'nin önde gelen liselerinde münazara teknikleri eğitimleri vermeye başladım. Kürsüde öğrendiğimi çok geçmeden organizasyon masasına taşıdım: Türkiye Özel Okullar Birliği bünyesinde ülkenin ilk liseler arası münazara turnuvasını kurdum; hem organizasyonu hem jüri komitesini yönettim.
Ardından Türkiye Ulusal Münazara Konseyi beni 13. Türkiye Münazara Şampiyonası'nın komite başkanlığına seçti. 2011'de 39 üniversitenin katıldığı, ülkenin en büyük münazara turnuvasını düzenledim.
Türkiye'de ilk kez düzenlenen Türkiye Münazara Kampı'nı her yıl 120 öğrenciyle, 10 gün boyunca Antalya'da gerçekleştirdim: etkin hitabet, kariyer planlama, ikna psikolojisi, topluluk önünde konuşma ve müzakere. Bu alandaki birikimi, Türkiye'de uluslararası münazara tekniklerini anlatan ilk kitaplardan biri olan Etkin Hitabet ve Münazara'da topladım.
2013'te Etkin Hitabet şirketini kurarak aynı disiplini özel sektöre taşıdım: İkna Psikolojisi ve İletişim Mimarisi eğitimleri, özellikle ilaç sektöründe müzakere teknikleri programları. GlaxoSmithKline bünyesinde Türkiye'de bir ilki hayata geçirdim: KBB'de Yorum Farkı. Sapanca'da dört gün boyunca KBB doktorları, profesör jüriler önünde alanlarının tartışmalı konularını münazara etti; finali Antalya'daki Ulusal KBB Kongresi'nde tüm katılımcıların karşısında yaptık. Savunulan bütün fikirleri bir çalışma raporuna dönüştürüp alandaki hekimlerle paylaştım.
110 takımın katıldığı, dört aya yayılan turnuvada komite başkanlığı ve baş jüri görevini birlikte üstlendim.
40 takımın beş gün boyunca yarıştığı şampiyonanın komite başkanlığını yürüttüm.
50 ülkenin milli takımlarını Antalya'da ağırlayan 20 günlük organizasyonda komite başkan yardımcısıydım.
11 üniversite ve 180 lisede, 3000'den fazla öğrenciye münazara, hitabet, müzakere ve ikna psikolojisi eğitimleri; sempozyum ve kamp çalışmaları.
Sahada öğrendiğim iletişimi kurumsal hayata taşıdım: satış stratejisi, ekip kurma ve bir markayı sıfırdan pazara yerleştirme.
Kurumsal hayata çağrı merkezi yazılımları geliştiren Sonitel Bilişim'de Satış ve Pazarlama Müdürü olarak başladım. Bir yıl boyunca satış stratejisini kurdum, kurumsal müşteri portföyünü yönettim, sahadan gelen ihtiyacı ürün geliştirmeye taşıdım. Ardından iki yıl Genel Müdürlük üstlenerek şirketin ticari büyümesini, ekibini ve operasyonel kararlarını doğrudan yönettim.
Sonra Almanya'nın en büyük temizlik robotu ve hijyen teknolojileri markalarından Vivenso'nun teklifiyle Vivenso Türkiye Genel Müdürü oldum. İki yılda, Alman iş disiplini ve kalite standartları doğrultusunda Türkiye ofisinin kuruluşunu, satış ve saha ekiplerinin yapılandırılmasını, bayi ve servis organizasyonunu, eğitim süreçlerini ve marka konumlandırmasını yürüttüm.
Türkiye'de köklü rakipler vardı; biz pazara yalnızca ürünle değil, ölçüme ve kanıta dayalı bir hijyen anlatısıyla girdik. Geliştirdiğimiz Hijyen Check-Up projesiyle ekiplerimiz müşterilerin evlerinde ölçüm yaptı; ihtiyaç somut veriyle görünür hale geldi, önerilerimiz de o veriye dayandı. Marka kısa sürede ayrıştı ve güven kurdu.
Arşivden · Sonitel kurum içi yayınında Genel Müdürlük dönemine ait röportaj: "Benim bir hayalim var", Aralık 2015.
Kurumsal yıllardan kareler · ofis, masa ve makam.
Mekân işletmeciliği, profesyonel hayatımın yanında hep ayrı bir ilgi alanım oldu. Eğitim ve danışmanlık işlerimi sürdürürken Türkiye'de ve yurt dışında konsept mekânlar kurdum; işletme süreçlerini masadan değil, sahadan yönettim. Konsept tasarımından ekip yönetimine, mutfak çizgisinden misafir deneyimine kadar her adımı bizzat deneyimledim.
Fotoğraf · Bourbon Lounge ekibiyle, Kuzey Makedonya.
500 metrekarede Osmanlı konseptli bir cafe & restoran: bahçesinde büyük bir şelale, içeride özel sedirlerle izole oturma alanları; ebru, hat ve tezhiple kurulan atmosferde Osmanlı mutfağının özel yemekleri. Mekân kısa sürede ilgi topladı ve misafirlerinden büyük beğeni gördü.
Şehrin en büyük meydanı Duke Square'de, 200 misafir kapasiteli büyük bir işletme. Konseptin merkezinde Odesa'nın tarihi vardı; dünya mutfağı ile Türk lezzetlerini aynı menü çizgisinde buluşturduk.
Tarım yatırımlarımı yönettiğim dönemde kurduğum, bölgenin en büyük cafelerinden biri. Mekân işletmeciliğinin bütün adımlarını sahada deneyimlediğim güçlü bir işletme pratiği oldu.
Mekân defteri · Meşk Miskinler Tekkesi'nin açılışından Bourbon Lounge'a; konsept, ekip ve atmosfer kareleri.
Kuzey Makedonya'nın Ohri bölgesinde, endüstriyel çikolata üretiminin kalite standardında fındık yetiştirmek için 100 dönümlük bir plantasyon kurduk.
Dikim öncesi arazi hazırlığı · Ohri, Kuzey Makedonya.
Hedef netti: dünyanın en büyük tatlı paketli gıda şirketlerinden Ferrero Group'un çikolata ve kremalarında kullandığı yüksek kalite fındık tedarik zincirine uygun, sürdürülebilir ve verimli bir üretim modeli kurmak. Çikolatanın aroma dengesini bozmayan, kontrollü yağ profiliyle endüstriyel kullanıma uygun İtalyan menşeli Nocchione çeşidini seçtik.
Bahçeyi tek gövde terbiye sistemiyle planladık; damlama sulama altyapısı, sıra aralıkları, fidan yerleşimi ve bakım programı beş yıllık üretim projeksiyonuna göre hazırlandı. Dikim öncesinde toprak analizi, pH dengeleme, organik madde takviyesi, drenaj düzenlemesi ve mineral besleme ıslahını tamamladık; 2020'de dikimleri yaptık.
Üç yıl boyunca arazi hazırlığından fidan seçimine, sulama-gübreleme planından bakım-budamaya, hastalık takibinden verim projeksiyonuna kadar bütün süreci yönettim.
Senaristlikle başlayan yolculuk; kısa filmden ulusal yayınlara, set yönetiminden dağıtım ve pazarlamaya uzanan bütünlüklü bir yapım pratiğine dönüştü.
Sinema hikâyem senaryoyla başladı. İlk profesyonel adımım, yazıp yönettiğim kısa film Paşa'nın Rüyası oldu; festival yolculuğunda ödüller aldı, özel seçkilere girdi. O film bana bir şeyi gösterdi: yaratıcı fikri uygulamaya dönüştürme refleksi, benim asıl işimdi.
Zamanla yalnızca yazmakla kalmadım. Finansman, prodüksiyon ve reji hazırlıkları, set yönetimi, post prodüksiyon takibi, tanıtım-pazarlama ve dağıtım süreçlerinde uzmanlaştım. Bugüne kadar 11 senaryom çekildi; her proje, fikrin kâğıttan sete ve seyirciye uzanan bütün aşamalarını daha sistemli yönetmeyi öğretti.
Savunma Sanayiinin Yalnız Dehaları belgesel serisi başta olmak üzere Güven Bana, Üçlü Pürüz, Efsane, Mahlukat, Haile, Haile 2, Nemlizade ve Efendiler projelerinde genel koordinatörlük yaptım; hazırlıktan sete ve post prodüksiyona uzanan ekipler arası eşgüdümü yürüttüm. Üniversite ve kurumlarda sempozyumlara katıldım, ödüller aldım; bugün de yapımcılık eğitimleriyle saha deneyimimi yeni üreticilerle paylaşıyorum. Bu çalışmaları bugün kendi yapım şirketim Kent Picture çatısı altında sürdürüyorum; sinema tarihi ve yapımcılık mesleği üzerine yazdıklarıma, üzerinde çalıştığım yapımlara ve alandaki güncel işlerime kentpicture.com adresinden ulaşabilirsiniz.
Savunma Sanayiinin Yalnız Dehaları · setin mutfağından görüntüler.
Setten · Güven Bana çekimlerinde yapım koltuğu ve reji monitörü.
Setten · Paşa'nın Rüyası, dönem kostümlü kürsü sahnesi.
Fragman için afişe tıklayın.

Bu masadaki her iş aynı soruyla başlamıştı: bu fikir sahaya nasıl çıkar? Masanın başköşesindeki soru artık şu: insanın hakkı nasıl korunur?
Hukuk fakültesini dereceyle bitirdikten sonra bu masada yeni bir dosya açıldı. İlk iş, öğrendiğimi paylaşmak oldu: gayrimenkulden iş hukukuna uzanan dokuz alanda, 90 makalelik bir arşiv hazırladım. Amacım hukukçulara yazmak değil; vatandaşın kendi hakkını anlayabileceği sade bir hukuk anlatısı kurmak. Arşivi hazırladım; şimdi her makaleye vatandaşın anlayacağı sade bir özet ekliyorum. Arşivin tamamına Hukuk Makaleleri sayfasından ulaşabilirsiniz.
Şimdi kamu hukuku alanında yüksek lisans yapıyorum. Çalışma alanım, anayasa hukuku ile ceza hukukunun kesişimi: temel hak ve özgürlüklerin, devletin cezalandırma yetkisinin sınırıyla buluştuğu yer. Bu alanda yazmak, üretmek ve literatüre kalıcı bir katkı bırakmak istiyorum.
Film setlerinde, münazara kürsülerinde, şirket ve proje yönetimlerinde öğrendiğim şey hep aynıydı: iyi fikir, iyi uygulanabilir fikirdir. Ancak gördüm ki adaletin olmadığı bir ortamda fikirlerin ne kadar iyi olduğunun önemi kalmıyor. O hâlde şimdi yeni bir soru sormak lazım:İnsan, hakkını en iyi nasıl savunur?Artık bir hukukçu olarak çalışma masamda bu soruyu cevaplıyorum.
Ediz Kentkuran