Dostluk dediğin ne yaşa bakıyor ne türe. Bazen en yakın dostunuz bir köpek oluyor. Şimdi içinizde “ee tabii dost olacak, beslediğin için, yemek su verip baktığın için” diyenler olacaktır. Doğru. Ona ilgi ve sevgi gösterdiğim için dostum oluyor. Peki ya bunu gösterip de buna rağmen dost olmayan insanlar ne oluyor?
Bencillikleri, hırsları, hevesleri ve hasetlikleri yüzünden iyi davranmana rağmen sana kötülük yapanlar? Onlar bir hayvan kadar dahi olamazken, yapılan iyiliğe dostluğuyla cevap veren hayvanlar mı kötü oluyor?
Hayvan olmak kötüyse, o zaman bence hiçbir hayvan, hayvan değildir ama çoğu insan hayvandır. Daha önce de söylemiştim; bakın hayvanlara. İnceleyin. İzleyin. Siz hiç onu besleyen bir insanın tüm her şeyini elinden almak için ya da çok kıskandığı için arkasından iş çeviren bir hayvan gördünüz mü? Birini kırmaya, incitmeye ya da aşağılamaya çalışan bir hayvan?
Ben gördüm. Hiç de hayvan gibi değillerdi, bayağı bayağı insana benziyorlardı. Hatta onları uzun süre insan sandım. Şu benim Vendetta bile iki gün ona yemek su verdiğim için bana sevgi ve sadakat gösterirken, hayatıma değmiş onca diğer insani hayvana bakınca Vendetta insan gibi geliyor bana.
En azından insan gibi dinliyor, insan gibi seviyor, insan gibi yaşıyor. Zarar vermeden, kıskanmadan, kötü şeyler düşünmeden ve yapmadan. Bu yüzden kıymetli hayvanlar ve bu yüzden aslında daha çok hayvan bazı insanlar.
