Bloga dön
Birbirini anlamaya çalışan insanlar

İnsanı Anlamak

İnsanı anlamak, onu hemen yargılamaktan vazgeçip hikayesinin nereden başladığını merak etmektir.

İnsanı anlamak kolay bir cümle gibi durur ama hakikatte çok zor bir iştir. Çünkü biz çoğu zaman insanı anlamaya değil, sınıflandırmaya çalışırız. Daha birinin iki cümlesini duymadan onu bir kutuya koymak isteriz: iyi, kötü, kibirli, güvenilir, soğuk, samimi… Oysa insan dediğin şey tek bir ana sığmaz. Bir tavırdan ibaret değildir. Çoğu zaman bugün karşımızda duran kişinin arkasında çocukluğu, korkuları, hayal kırıklıkları, kırgınlıkları, hırsı, utancı ve suskunluğu vardır. İnsan, görünen cümlenin arkasındaki görünmeyen paragraftır.

Ben hayatta şunu gördüm: Bir insanı gerçekten anlamak istiyorsanız, onun neye sevindiğinden çok neye içerlediğine bakın. Neyi uzun uzun anlattığından çok, hangi konuda sustuğuna bakın. Hangi başarıyı öne çıkardığından çok, hangi yenilgiyi gizlediğine bakın. Çünkü insan en çok zaaflarında görünür. En keskin tarafı çoğu zaman güçlü olduğu yer değil, yara aldığı yerdir. İşte bu yüzden insanı anlamak, yalnızca gözle bakmak değil, sezgiyle de dinlemektir.

Münazara bana konuşmayı değil dinlemeyi öğretti derken tam da bunu kastediyorum. İnsan bazen karşısındakini cevap vermek için dinler, bazen gerçekten anlamak için. Bu ikisi arasında büyük fark var. Cevap vermek için dinlediğinizde sıra size gelsin istersiniz. Anlamak için dinlediğinizde ise karşınızdakinin içinden geçen yolu takip etmeye başlarsınız. O yol bazen çocukluğa çıkar, bazen sınıf farklarına, bazen büyük bir yalnızlığa, bazen de yıllardır söylenmemiş bir cümleye. İnsan dediğiniz şey mantık kadar hafızadır da.

İnsanı anlamak aynı zamanda tevazu işidir. Çünkü başkasını gerçekten anlamaya çalışan kişi, kendi mutlak doğrularından biraz vazgeçmek zorunda kalır. 'Ben olsam öyle yapmazdım' cümlesi kolaydır; ama sen onun yaşadığını yaşamadın ki. Aynı sokaktan geçmedin, aynı evde büyümedin, aynı geceyi uykusuz geçirmedin. O yüzden insanı anlamak, hüküm vermeden önce biraz durabilmektir. Belki de medeniyet dediğimiz şey tam burada başlıyor: aynı fikirde olmadan da birbirini anlamaya çalışabilmekte.