DüşünüYorum
Zamanın hakikatine dair
Karlı zirveler — zor zamanlarda dayanıklılık

Zor Zamanlarda Kendine Nasıl Dönersin?

Zor bir dönemden geçen birine "güçlü ol" dendiğini her duyduğumda içimden düzeltmek geliyor. Güçlü olmak neydi tam olarak? Hiç kırılmamak mı, hiç yorulmamak mı, hiç korkmamak mı? Öyleyse dünyada güçlü insan yok. Herkes yorulur, kırılır, korkar, bazen ne yapacağını bilemez. Dayanıklılık bunların hiç yaşanmaması değil; yaşandığında kendine nasıl döneceğini bilmektir.

Zor bir duygu geldiğinde ilk adım onu bastırmak değil, adını koymaktır. Çünkü 'kötüyüm' demek çoğu zaman yeterli değildir. Kötü his dediğin şey bazen korkudur, bazen utanç, bazen kırgınlık, bazen öfke, bazen de hayal kırıklığıdır. Duygunun adını koyunca, ondan ne istediğini daha iyi anlarsın.

İkinci adım bedene dönmektir. Zihin çoğu zaman bedenin alarmını hikayeye çevirir. Nefes hızlanır, omuz sıkışır, çene kasılır, mide gerilir. Bu haldeyken alınan kararlar çoğu zaman tepkiseldir. O yüzden önce nefesi yavaşlatmak, ayağını yere bastığını fark etmek, bedene 'şu an buradayım' mesajını vermek gerekir.

Üçüncü adım kendine nasıl konuştuğunu duymaktır. Hata yaptığında iç sesin seni mahkemeye çıkarıyorsa toparlanmak zorlaşır. 'Ben yine mahvettim' demekle 'Şu an zorlandım ama buradan ne öğrenebilirim?' demek aynı şey değildir. Biri insanı kapatır, diğeri hareket alanı açar.

Öz şefkat, kendini kandırmak ya da her şeyi mazur görmek değildir. Tam tersine, insanın kendine hakaret etmeden sorumluluk alabilmesidir. Sevdiğin biri aynı durumda olsa ona nasıl konuşurdun? Bazen kendimize de aynı ciddiyetle ve aynı merhametle konuşmayı öğrenmemiz gerekir.

Son olarak toparlanma planı kurmak önemlidir. Zor gün geldiğinde kimi arayacaksın, nereye yürüyeceksin, hangi ekranı kapatacaksın, ne yazacaksın, neyi erteleyeceksin? Bunları önceden bilmek insanı daha güçlü yapar. Çünkü kriz anında yeni bir akıl üretmek zordur; hazır bir küçük plan hayat kurtarır.

Kısacası duygusal dayanıklılık, duygusuz olmak değildir. Duyguyu tanımak, bedeni sakinleştirmek, kendine düşman gibi konuşmamak ve küçük bir sonraki adımı seçmektir. İnsan bunu öğrendikçe hayatın sertliği tamamen kaybolmaz ama insan o sertliğin içinde daha esnek durmayı öğrenir.

Ediz KentkuranEdiz KentkuranKalemden KelamaNisan 2026