Bloga dön
Do Something Great yazılı neon tabela

Konfor Alanından Çıkmanın 3 Güçlü Yolu

Cesaret, korkunun hiç olmaması değildir. Korkuya rağmen küçük ama doğru adımı atmaktır.

Konfor alanı kötü bir şey gibi anlatılır ama aslında insanı koruyan bir tarafı vardır. Bildiğin yerde kalırsın, risk azdır, hata ihtimali düşüktür. Fakat hayatın gelişme tarafı çoğu zaman o güvenli çemberin biraz dışındadır. Sorun konfor alanının varlığı değil, insanın orada fazla uzun kalmasıdır.

Birinci yol, büyük kararlar yerine küçük temaslar kurmaktır. Mesela yeni bir işe geçmek istiyorsan hemen istifa etmek zorunda değilsin. Önce o alandan biriyle konuş, bir eğitim al, küçük bir proje dene, bir başvuru yap. Zihin büyük sıçramalardan korkar ama küçük adımlara daha kolay izin verir.

İkinci yol, korkuyu doğru adlandırmaktır. İnsan bazen 'istemiyorum' der ama aslında 'başaramamaktan korkuyorum' demek istiyordur. Bu ikisi farklıdır. Gerçekten istemiyorsan mesele başka. Ama istiyor ve korkuyorsan, orada çalışılması gereken şey hedef değil cesarettir.

Üçüncü yol, kendini sonucu değil davranışı ölçmeye alıştırmaktır. Her şey hemen başarıya bağlanırsa insan adım atamaz. Bugün bir telefon açmak, bir metin yazmak, bir görüşmeye girmek, bir başvuru yapmak da sonuçtur. Çünkü sen eski döngüyü kırmış olursun.

Kariyerde ve hayatta birçok insan yeteneksiz olduğu için değil, harekete geçemediği için geride kalır. Bazen fazla düşünmek, insanı akıllı değil hareketsiz yapar. Düşünmek değerlidir ama bir noktadan sonra sahaya inmek gerekir.

Benim bu konuda ölçüm basit: Seni biraz korkutan ama aynı zamanda büyüteceğini bildiğin şey ne? Onu tamamen çözmeye çalışma. Bugün onun en küçük adımını at. Konfor alanından çıkmak çoğu zaman böyle başlar.