
Sadece Ne Olduğunun Farkında Ol
Bir kimliğe inanmak zorunda mıyız? Sadece kendimiz olamaz mıyız?
Nihai olarak gittiği yeri bilmiyorsa insanlık, olduğu yeri bilmiyor diye kaybolmuş sayılır mı?
Bir kimliğe mi inanmalı insan mutlaka? Bir şey mi olmalı? Bir düşünce ya da inanç paketinin içinde mi anlamlanabiliriz sadece? Sadece kendimiz olamaz mıyız? Balinalar gibi mesela.
Bir balina sadece bir balinadır. Yüzyıllardır bize, bizi bir hayvandan ayıran özelliği maharetimiz gibi anlattılar: düşünce ve inanç, hayatı anlamlandırma enstrümanları; kişilik, karakter, ahlak, toplum baskısı, mensubiyet, milliyet, din, kültür ve size verilen hayaller…
Yüzyıllar sonra geldiğimiz noktada, onca düşünüşe ve inanışa rağmen sonuç güzel mi? Peki ya balinalar mı daha mutlu acaba, yoksa biz mi?
Ama biz onlar gibi, yani hayvanlar gibi olamayız, değil mi?
Bence bir balinanın bizimle tek farkı, balina olduğunun farkında olmasıdır. Hayvan olduğunun değil, balina olduğunun farkında olması.
Bakış açımızı değiştirmeliyiz sanıyorum. İnsan olmaya ya da insanlığa değil de kendimize yoğunlaşmalıyız belki de.
Bir balina asla bir ahtapotla sohbet etmez, sevişmez ya da beraber yemek yemez. Yaşam alanları aynı olsa da, ikisi de hayvan olsa da bunu yapmazlar.
İnsanları, insan olduğu için sevme dayatması çok saçma bence. Sevgiyi yüceltmek için yaşayışı farkında olmadan kirleten bir düşünce.
Herkesi sevemezsiniz, sevmemelisiniz de zaten. Bu doğru değil. İnsanları sevmek için sebeplere de ihtiyacınız yok, yaratıcınız aynı diye.
Tavsiyem, doğayı izlemenizdir dostlar. Mutluluğu arıyorsanız kişisel girişimcilere, filozoflara, doktorlara, gurulara değil; doğaya bakın.
Hayvanlar çok mutlu yaratıklar. Sebebini anlayıp hayatınıza uyarlarsanız siz de mutlu olursunuz.
Bakın, diğerleri gibi yapmanız imkânsız olan bir şey de söylemiyorum. Çok basit. Bir balina gibi…
Sadece ne olduğunun farkında ol ve öyle yaşa. İnan, yeter sana…
İşte o yüzden ben de sadece Ediz’im.
Sağlıcakla.
Ediz KentkuranKalemden KelamaAğustos 2017