HUKUK MAKALELERİ
Sosyal Medyada Hakaret, Tehdit ve ŞantajKlavyenin de Hukuku Var
Sosyal Medyada Hakaret, Tehdit ve Şantaj: Klavyenin de Hukuku Var
TCK m.106, m.107 ve m.125'in internetteki karşılığı
Sosyal medyada yazılan bir mesaj ne zaman hakaret, ne zaman tehdit, ne zaman şantaj olur? Mağdursanız ne yapmalısınız? TCK m.106, m.107 ve m.125 üzerine rehber.
Küçük bir öneri ile başlayayım. Paylaş tuşuna basmadan önce yazdığınız cümleyi, karşınızdaki kişinin yüzüne söylediğinizi varsayın. Söyleyemeyecekseniz yazmayın. Bu öneri yalnız görgü meselesi değildir; ceza hukuku, ekranın ardındaki cümleyi de sokaktaki cümleyle aynı ciddiyetle okur. Klavye cesaret verir; hukuk vermez. Bu yazı, sosyal medyada en sık işlenen üç suçun, hakaretin, tehdidin ve şantajın sınırlarını ve mağdur olduğunuzda izleyeceğiniz yolu anlatıyor.
Hakaret: eleştiri değil, saldırı
Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi hakareti düzenler. İnternet açısından üç nokta önemlidir. Birincisi, mağdurun yokluğunda, yani gıyabında yapılan hakarette suçun cezalandırılması için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi aranır; herkese açık paylaşımda da gıyapta hakaretin en az üç kişiyle ihtilat koşulu somut olarak değerlendirilir; aleniyet ile ihtilat aynı koşul değildir. İkincisi, fiilin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi, yani özel mesajla hakaret de aynı cezaya tabidir (m.125/2). Üçüncüsü, hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda biri oranında artırılır (m.125/4); herkesin erişimine açık paylaşımlar uygulamada aleniyet çerçevesinde değerlendirilir.
Peki her sert söz hakaret midir? Değildir. Eleştiri ile hakaretin çizgisi, davranışı hedef almakla kişiliğe saldırmak arasından geçer; bu çizgiyi bu sitedeki ifade özgürlüğü yazısında ayrıntısıyla çizdik, burada tekrarlamayayım. Şu kadarını hatırlatayım: hiçbir haklı tartışma, sövmeyi hukuka uygun hâle getirmez.
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hâli hariç, hakaretin soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m.131); yani mağdur şikâyet etmedikçe soruşturulmaz. Şikâyet süresi, TCK m.73 uyarınca fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır. Üstelik 2024 değişikliğiyle hakarette şikâyet süresi, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı hiçbir şekilde geçemez (TCK m.73/2). Sürenin nasıl hesaplandığını bu kategorideki şikâyet ve ihbar yazısında anlattık.
Tehdit: korkutmanın suça dönüştüğü yer
TCK m.106'ya göre bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit etmek suçtur ve resen soruşturulur. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit ise mağdurun şikâyetine bağlıdır.
Sosyal medya pratiğinde bunun anlamı şudur. Özel mesajla ya da yorumla gönderilen "seni bulurum, gününü görürsün" türünden ifadeler, şaka perdesine sarılmış olsa bile suç oluşturabilir; her ifade elbette bağlamına göre değerlendirilir ama ciddiyeti ölçen mağdurun kalbi değil, hukukun objektif değerlendirmesidir. Tehdidin silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle ya da birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi cezayı ağırlaştırır (m.106/2). Sahte hesap kullanımı tek başına otomatik bir ağırlaştırma nedeni olarak görülemez; kimliğin gizlenme biçimi ve m.106/2’deki unsurlar somut olayda değerlendirilir.
Şantaj: "yaparım" ile "yayarım" arasında
Şantaj, TCK m.107'de iki biçimde düzenlenir. Birincisi, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle bir kimseyi zorlamaktır. İkincisi, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunmaktır.
İkinci fıkra, sosyal medyada asıl karşılaşılandır ve somut karşılığı hepimizin bildiği o çirkin senaryodur: elindeki özel fotoğrafı ya da yazışmayı "şunu yapmazsan yayarım" diye kullanmak. Burada mağdurlara tek ama hayati bir şey söyleyeceğim. Bu kısır döngü ödeyerek kapanmaz. Şantajcının talebini karşılamak süreci bitirmez, çoğu zaman derinleştirir. Yapılacak iş bellidir; delilleri saklayıp hukuka başvurmak.
Komşu suçlar: özel hayat, veriler ve ısrarlı takip
Sosyal medyadaki hukuka aykırılıklar bu üç suçla sınırlı değildir; sınır komşularını da tanıyın. Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek suçtur; özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etmek daha da ağır cezalandırılır (TCK m.134). Kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına vermek, yaymak veya ele geçirmek de ayrı bir suçtur (TCK m.136). Yani birine ait özel bir yazışmayı ya da görüntüyü, hakaret veya tehdit içermese bile ortalığa dökmek, kendi başına ceza hukukunun konusudur.
Bir de 2022'de eklenen bir düzenleme var: ısrarlı takip (TCK m.123/A). Israrlı bir şekilde fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak; bu yolla kişide ciddi bir huzursuzluk oluşturmak ya da kendisinin veya yakınlarının güvenliğinden endişe duymasına neden olmak suçtur ve şikâyete bağlıdır. Engellenmesine rağmen yeni hesaplar açarak ulaşmaya çalışan, mesaj yağmuruna tutan kişinin davranışı bu çerçevede değerlendirilebilir. Rahatsız edildiğinizde "adı yok" sanmayın; çoğu zaman adı ve maddesi vardır.
Mağdursanız: adım adım
Bir: silmeyin, saklayın. Mesajları, paylaşımları, profil bağlantılarını ekran görüntüsüyle kaydedin; tarih ve saat görünür olsun. İki: karşılık vermeyin. Hakaretin karşılıklı işlenmesi hâlinde kanun, iki taraf hakkında da cezanın indirilebilmesine ve hatta ceza verilmekten vazgeçilebilmesine imkân tanır (TCK m.129/3); yani karşılık vermek sizi mağdur konumundan karşılıklı sanık konumuna taşıyabilir. Üç: şikâyet edin. Savcılığa veya kolluğa başvurun; şikâyete bağlı suçlarda altı aylık süreyi kaçırmayın. Dört: içeriğin kaldırılması cephesinde de hukuk tümüyle sessiz değildir; özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayınlar için 5651 sayılı Kanun'un 9/A maddesindeki erişimin engellenmesi yolu öngörülmüştür, diğer içerik türlerinde hangi yolun açık olduğu ise somut duruma göre değişir. Ve her adımda, durumunuza göre bir avukata danışın.
Madalyonun öbür yüzü: paylaşan da sorumludur
Bir de kimsenin kendine yakıştırmadığı ihtimali konuşalım: ya sınırı aşan sizseniz? İlk bilinecek şey şudur. Paylaşımı silmek, işlenmiş bir suçu ortadan kaldırmaz; ekran görüntüsü alınmış bir içerik, silinse de delil olarak yaşar. İkincisi, hukuka aykırı bir içeriği kendiniz üretmeseniz bile yaymanın sorumsuz olduğunu sanmayın; kanun, özel hayata ilişkin görüntü ve seslerin ifşasında bunların yayımlanmasını da açıkça cezalandırır (TCK m.134/2) ve kişisel verileri yaymak başlı başına suçtur (TCK m.136).
Öfkeyle yazdığınız bir mesajın ağır sonuç doğurabileceğini fark ettiyseniz yapılacak en akıllıca şey inat değil, telafidir: içeriği kaldırmak, muhataptan özür dilemek ve mağdurun zararını gidermek. Zararın giderilmesi, ceza muhakemesinin çeşitli aşamalarında lehe değerlendirilebilen bir tutumdur. Ve elbette, hakkınızda bir soruşturma varsa savunmanızı kendi başınıza değil, bir avukatla kurun.
Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar
Somut olaylarda uygulanacak hukuki yol, tarafların sıfatına, işlem tarihine, eldeki belgelere ve süre koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle genel bilgiler, dosyaya özgü belge incelemesiyle birlikte değerlendirilmelidir.
İlgili Maddeler
- TCK m.125/1Hakaret (birinci fıkra)Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 3 Eylül 2026
- TCK m.106/1Tehdit (birinci fıkra)Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 3 Eylül 2026
- TCK m.107Şantaj(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 3 Eylül 2026
- TCK m.129Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaretMadde 129- (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir. (2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez. (3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 4 Eylül 2026
- TCK m.131Soruşturma ve kovuşturma koşuluMadde 131- (1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır. (2) Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 4 Eylül 2026
- TCK m.123/A, m.134, m.136Israrlı takip, özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirmeMADDE 123/A- (Ek:12/5/2022-7406/8 md.) (1) Israrlı bir şekilde; fıziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Suçun; a) Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi, b) Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması, c) Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi, hâlinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. (3) Bu maddede düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 4 Eylül 2026
- 5651 sayılı Kanun m.9/AÖzel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesiMADDE 9/A- (Ek: 6/2/2014-6518/94 md.) (1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Başkanlığa doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir. (2) Yapılan bu istekte; hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgilere yer verilir. Bu bilgilerde eksiklik olması hâlinde talep işleme konulmaz. (3) Başkan, kendisine gelen bu talebi uygulanmak üzere derhâl Birliğe bildirir, erişim sağlayıcılar bu tedbir talebini derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirir. (4) Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim, video ile ilgili olarak (URL şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır. (5) Erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Başkanlığa gönderir; aksi hâlde, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar. (6) Hâkim tarafından verilen bu karara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. (7) Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. (8) Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde doğrudan Başkanın emri üzerine erişimin engellenmesi Başkanlık tarafından yapılır. (9) (Ek: 26/2/2014-6527/18 md.) Bu maddenin sekizinci fıkrası kapsamında Başkan tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, (…) yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 4 Eylül 2026
Madde metinleri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Güncel ve resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.
Sonuç
Sosyal medya hukuksuz bir alan değildir; hakaret, tehdit ve şantaj, ekranda işlendiğinde de aynı suçlardır ve aleniyet çoğu zaman işi ağırlaştırır. Eleştiri hakkınızı sonuna kadar kullanın ama cümleyi kişiliğe saldırıya çevirmeyin. Mağdursanız delil saklayın, karşılık vermeyin, süreyi kaçırmadan şikâyet edin. Klavyenin başındaki üç saniyelik duraklama, bazen yılların davasından değerlidir.
Bu yazının güncel kaynak sürümü: Kentkuran Hukuk ve Arabuluculuk.
Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. Sorularınız ve görüşleriniz için bana yazabilirsiniz.
© 2026 Ediz Kentkuran. Bu makalenin özgün anlatımı, seçimi, başlıklandırması ve düzeni, sahibinin hususiyetini taşıdığı ölçüde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. FSEK m.31 kapsamındaki mevzuat ve yargı kararları ile kanunen serbestçe kullanılabilen diğer resmî içerikler, kendi hukuki statüleri ölçüsünde bu bildirimin dışındadır. Kanunun izin verdiği iktibas ve diğer serbest kullanım hâlleri saklıdır. Bunlar dışında makalenin tamamının veya sahibinin hususiyetini taşıyan bölümlerinin çoğaltılması, işlenmesi, yeniden yayımlanması, veri tabanına eklenmesi veya çevrim içi ortamlarda umuma iletilmesi önceden yazılı izne tabidir. İlim eserlerindeki iktibaslarda FSEK m.35 uyarınca kullanılan eserin ve eser sahibinin adı ile alıntının kaynağı belirtilmelidir; çevrim içi iktibaslarda ayrıca makale adı, yazar adı “Ediz Kentkuran”, kaynak site ve kalıcı bağlantı gösterilmelidir. Ticari kullanım, toplu veri aktarımı ve yapay zekâ/model eğitimi amacıyla kullanım için açık yazılı lisans alınmalıdır. İzin talepleri: info@edizkentkuran.com.
İletişim








