Yeni03 Eylül 2026

Sosyal Medyada Hakaret, Tehdit ve Şantaj: Klavyenin de Hukuku Var

TCK m.106, m.107 ve m.125'in internetteki karşılığı

Sosyal medyada yazılan bir mesaj ne zaman hakaret, ne zaman tehdit, ne zaman şantaj olur? Mağdursanız ne yapmalısınız? TCK m.106, m.107 ve m.125 üzerine rehber.

Küçük bir öneri ile başlayayım. Paylaş tuşuna basmadan önce yazdığınız cümleyi, karşınızdaki kişinin yüzüne söylediğinizi varsayın. Söyleyemeyecekseniz yazmayın. Bu öneri yalnız görgü meselesi değildir; ceza hukuku, ekranın ardındaki cümleyi de sokaktaki cümleyle aynı ciddiyetle okur. Klavye cesaret verir; hukuk vermez. Bu yazı, sosyal medyada en sık işlenen üç suçun, hakaretin, tehdidin ve şantajın sınırlarını ve mağdur olduğunuzda izleyeceğiniz yolu anlatıyor.

Hakaret: eleştiri değil, saldırı

Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi hakareti düzenler. İnternet açısından üç nokta önemlidir. Birincisi, mağdurun yokluğunda, yani gıyabında yapılan hakarette suçun cezalandırılması için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi aranır; herkese açık bir paylaşım bu eşiği zaten fazlasıyla aşar. İkincisi, fiilin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi, yani özel mesajla hakaret de aynı cezaya tabidir (m.125/2). Üçüncüsü, hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda biri oranında artırılır (m.125/4); herkesin erişimine açık paylaşımlar uygulamada aleniyet çerçevesinde değerlendirilir.

Peki her sert söz hakaret midir? Değildir. Eleştiri ile hakaretin çizgisi, davranışı hedef almakla kişiliğe saldırmak arasından geçer; bu çizgiyi bu sitedeki ifade özgürlüğü yazısında ayrıntısıyla çizdik, burada tekrarlamayayım. Şu kadarını hatırlatayım: hiçbir haklı tartışma, sövmeyi hukuka uygun hâle getirmez.

Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hâli hariç, hakaretin soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m.131); yani mağdur şikâyet etmedikçe soruşturulmaz ve altı aylık şikâyet süresi işler. Üstelik 2024 değişikliğiyle hakarette şikâyet süresi, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı hiçbir şekilde geçemez (TCK m.73/2). Sürenin nasıl hesaplandığını bu kategorideki şikâyet ve ihbar yazısında anlattık.

Tehdit: korkutmanın suça dönüştüğü yer

TCK m.106'ya göre bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit etmek suçtur ve resen soruşturulur. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit ise mağdurun şikâyetine bağlıdır.

Sosyal medya pratiğinde bunun anlamı şudur. Özel mesajla ya da yorumla gönderilen "seni bulurum, gününü görürsün" türünden ifadeler, şaka perdesine sarılmış olsa bile suç oluşturabilir; her ifade elbette bağlamına göre değerlendirilir ama ciddiyeti ölçen mağdurun kalbi değil, hukukun objektif değerlendirmesidir. Tehdidin silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle ya da birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi cezayı ağırlaştırır (m.106/2). Sahte hesap arkasından yazmanın faili koruyacağını sananlar, "kendini tanınmayacak hâle koyma" ifadesini bir de bu gözle okusun.

Şantaj: "yaparım" ile "yayarım" arasında

Şantaj, TCK m.107'de iki biçimde düzenlenir. Birincisi, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle bir kimseyi zorlamaktır. İkincisi, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunmaktır.

İkinci fıkra, sosyal medyada asıl karşılaşılandır ve somut karşılığı hepimizin bildiği o çirkin senaryodur: elindeki özel fotoğrafı ya da yazışmayı "şunu yapmazsan yayarım" diye kullanmak. Burada mağdurlara tek ama hayati bir şey söyleyeceğim. Bu kısır döngü ödeyerek kapanmaz. Şantajcının talebini karşılamak süreci bitirmez, çoğu zaman derinleştirir. Yapılacak iş bellidir; delilleri saklayıp hukuka başvurmak.

Komşu suçlar: özel hayat, veriler ve ısrarlı takip

Sosyal medyadaki hukuka aykırılıklar bu üç suçla sınırlı değildir; sınır komşularını da tanıyın. Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek suçtur; özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etmek daha da ağır cezalandırılır (TCK m.134). Kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına vermek, yaymak veya ele geçirmek de ayrı bir suçtur (TCK m.136). Yani birine ait özel bir yazışmayı ya da görüntüyü, hakaret veya tehdit içermese bile ortalığa dökmek, kendi başına ceza hukukunun konusudur.

Bir de 2022'de eklenen bir düzenleme var: ısrarlı takip (TCK m.123/A). Israrlı bir şekilde fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak; bu yolla kişide ciddi bir huzursuzluk oluşturmak ya da kendisinin veya yakınlarının güvenliğinden endişe duymasına neden olmak suçtur ve şikâyete bağlıdır. Engellenmesine rağmen yeni hesaplar açarak ulaşmaya çalışan, mesaj yağmuruna tutan kişinin davranışı bu çerçevede değerlendirilebilir. Rahatsız edildiğinizde "adı yok" sanmayın; çoğu zaman adı ve maddesi vardır.

Mağdursanız: adım adım

Bir: silmeyin, saklayın. Mesajları, paylaşımları, profil bağlantılarını ekran görüntüsüyle kaydedin; tarih ve saat görünür olsun. İki: karşılık vermeyin. Hakaretin karşılıklı işlenmesi hâlinde kanun, iki taraf hakkında da cezanın indirilebilmesine ve hatta ceza verilmekten vazgeçilebilmesine imkân tanır (TCK m.129/3); yani karşılık vermek sizi mağdur konumundan karşılıklı sanık konumuna taşıyabilir. Üç: şikâyet edin. Savcılığa veya kolluğa başvurun; şikâyete bağlı suçlarda altı aylık süreyi kaçırmayın. Dört: içeriğin kaldırılması cephesinde de hukuk tümüyle sessiz değildir; özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayınlar için 5651 sayılı Kanun'un 9/A maddesindeki erişimin engellenmesi yolu öngörülmüştür, diğer içerik türlerinde hangi yolun açık olduğu ise somut duruma göre değişir. Ve her adımda, durumunuza göre bir avukata danışın.

Madalyonun öbür yüzü: paylaşan da sorumludur

Bir de kimsenin kendine yakıştırmadığı ihtimali konuşalım: ya sınırı aşan sizseniz? İlk bilinecek şey şudur. Paylaşımı silmek, işlenmiş bir suçu ortadan kaldırmaz; ekran görüntüsü alınmış bir içerik, silinse de delil olarak yaşar. İkincisi, hukuka aykırı bir içeriği kendiniz üretmeseniz bile yaymanın sorumsuz olduğunu sanmayın; kanun, özel hayata ilişkin görüntü ve seslerin ifşasında bunların yayımlanmasını da açıkça cezalandırır (TCK m.134/2) ve kişisel verileri yaymak başlı başına suçtur (TCK m.136).

Öfkeyle yazdığınız bir mesajın ağır sonuç doğurabileceğini fark ettiyseniz yapılacak en akıllıca şey inat değil, telafidir: içeriği kaldırmak, muhataptan özür dilemek ve mağdurun zararını gidermek. Zararın giderilmesi, ceza muhakemesinin çeşitli aşamalarında lehe değerlendirilebilen bir tutumdur. Ve elbette, hakkınızda bir soruşturma varsa savunmanızı kendi başınıza değil, bir avukatla kurun.

Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar

Ceza hukukunda ilk bakılacak şey takvimdir: şikâyete bağlı suçlardaki altı aylık süre, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazdaki iki haftalık süre ve idari para cezasındaki on beş günlük başvuru süresi hak düşürücü niteliktedir. Tebligatın alındığı tarihin belgelenmesi ve her kararın son sayfasındaki kanun yolu bildiriminin okunması, hak kaybını önleyen en basit iki alışkanlıktır.

Delil, ceza dosyasının kaderini ilk saatlerde belirler. Mesaj ve ekran görüntüleri tarih-saat görünür biçimde saklanmalı, kamera kayıtları silinmeden talep edilmeli, tutanaklar imzalanmadan önce baştan sona okunmalıdır. İfade, uzlaştırma ve katılma gibi işlemler sonuç doğuran ciddi adımlardır; kabul veya ret kararı verilmeden önce sonuçları tartılmalıdır.

Bu bölümdeki yazılar mevzuatın genel çerçevesini anlatır; somut bir soruşturma veya kovuşturmada hangi hükmün nasıl uygulanacağı olayın özelliklerine, suçun niteliğine ve güncel mevzuata göre değişir. Ceza hukuku, kuralları yakın dönemde birden fazla kez değişmiş bir alandır; hakkınızda bir işlem varsa vakit kaybetmeden bir avukata danışın.

İlgili Kanun Maddeleri

  • TCK m.125/1Hakaret (birinci fıkra)
    Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-09-03

  • TCK m.106/1Tehdit (birinci fıkra)
    Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-09-03

  • TCK m.107Şantaj
    (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-09-03

  • TCK m.129Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret
  • TCK m.131Soruşturma ve kovuşturma koşulu
  • TCK m.123/A, m.134, m.136Israrlı takip, özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
  • 5651 sayılı Kanun m.9/AÖzel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesi

Madde metinleri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Güncel ve resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.

Sonuç

Sosyal medya hukuksuz bir alan değildir; hakaret, tehdit ve şantaj, ekranda işlendiğinde de aynı suçlardır ve aleniyet çoğu zaman işi ağırlaştırır. Eleştiri hakkınızı sonuna kadar kullanın ama cümleyi kişiliğe saldırıya çevirmeyin. Mağdursanız delil saklayın, karşılık vermeyin, süreyi kaçırmadan şikâyet edin. Klavyenin başındaki üç saniyelik duraklama, bazen yılların davasından değerlidir.

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. Sorularınız ve görüşleriniz için bana yazabilirsiniz.

İletişim