EDİZ KENTKURAN

HUKUK MAKALELERİ

Sözleşmenin Sona ErmesiFesih, Dönme ve Dönüşüm Arasındaki Farklar

Dönme sözleşmeyi baştan ortadan kaldırırFesih ileriye dönük sona erdirirKural olarak önce uygun süre verilir
EDİZ KENTKURANedizkentkuran.com
Bilgilendirme amaçlıdır.

Güncelleme:

Sözleşmenin Sona Ermesi: Fesih, Dönme ve Dönüşüm Arasındaki Farklar

TBK m.125-126 ışığında temerrütte alacaklının seçimlik hakları

Sözleşme nasıl feshedilir, dönme ile fesih farkı nedir? Sürekli edimli sözleşmelerde TBK m.126 uygulaması ve dönüşüm kavramı.

Sözleşmenin sona erdirilmesinde 'fesih' ve 'dönme' kavramları sıklıkla birbirinin yerine kullanılsa da hukuki sonuçları farklıdır. Dönme sözleşmeyi geçmişe etkili olarak (ex tunc), fesih ise ileriye etkili olarak (ex nunc) sona erdirir. Bu ayrım, iade yükümlülüğü ve tazminatın kapsamı bakımından kritik öneme sahiptir.

Borçlu Temerrüdünde Alacaklının Seçimlik Hakları (TBK m.125)

TBK m.125, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde alacaklıya üç seçimlik hak tanır: (i) her zaman aynen ifayı ve gecikme tazminatını talep etme; (ii) ifadan vazgeçtiğini derhal bildirerek ifa yerine müspet zararının tazminini isteme; (iii) sözleşmeden dönerek menfi (güven) zararının giderilmesini isteme.

Bu seçimlik hakların kullanılabilmesi için kural olarak alacaklının borçluya uygun bir süre vermiş olması ve mehlin sonuçsuz geçmesi gerekir (TBK m.123). Borçlunun açıkça ifa etmeyeceğini bildirmesi, ifanın yararsız hale gelmesi veya kesin vade söz konusu ise süre verilmesi şartı aranmaz (TBK m.124).

Dönme: Geçmişe Etkili Tasfiye

Dönme beyanı karşı tarafa ulaşınca, TBK m.125/3 uyarınca taraflar karşılıklı ifadan kurtulur ve daha önce verdiklerini geri isteyebilir. İadenin dayanağına ilişkin farklı görüşler vardır; sözleşmenin tüm hükümleri ve doğmuş her hak hiç var olmamış gibi ortadan kalkar denilemez. Tasfiye, faiz ve süreler istemin hukuki niteliğine göre değerlendirilir.

Dönme halinde alacaklı, sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zararı, yani menfi zararı isteyebilir (TBK m.125/3). Menfi zarar, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zararı ifade eder; örneğin sözleşme nedeniyle yapılan masraflar, kaçırılan diğer fırsatlar.

Fesih: İleriye Etkili Sona Erme (TBK m.126)

TBK m.126, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde temerrüdün sonuçlarını düzenler. Kira ve hizmet ilişkileri tipik örneklerdir. Eser sözleşmesi, tamamlanması uzun sürse bile kural olarak ani edimlidir; her eser sözleşmesinin zorunlu olarak yalnız ileriye etkili fesihle sona ereceği söylenemez. Özel hükümler ve ifanın ulaştığı aşama incelenir.

TBK m.126 önemli bir kuralı düzenler: ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde alacaklı, sözleşmeden dönme yerine fesih hakkını kullanır. Bu fesih, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle uğranılan zararı (müspet zarar) talep etme hakkını saklı tutar.

Dönüşüm Kavramı: Borç İlişkisinin Niteliğinin Değişmesi

'Dönüşüm' (Umwandlung) kavramı, alacaklının ifa yerine tazminat talep etmesi halinde sözleşmenin asıl borç ilişkisinin yerini bir tazminat borç ilişkisinin almasını ifade eder. Sözleşme tamamen sona ermez; ancak asıl edim yerini para borcuna bırakır.

İfa yerine tazminat istenmesi her durumda yenileme sayılmaz ve bütün süreleri sıfırlamaz. Teminatın, ceza koşulunun ve faizin devamı kendi dayanağına; muacceliyet ve zamanaşımı ise ilgili alacağın niteliği ve doğum koşullarına göre belirlenir. Yeni bir talep seçildiği için otomatik yeni zamanaşımı başladığı varsayılmamalıdır.

Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar

Sözleşme uyuşmazlıklarında yalnızca imzalı metin değil, teklif yazışmaları, revizyon geçmişi, fatura, teslim tutanağı, ödeme kaydı, ihtarname ve tarafların sonraki davranışları da değerlendirilir. Sözleşmenin kurulması, ifası ve sona ermesi çoğu zaman bu yan belgelerle anlam kazanır.

Şekil şartı, temsil yetkisi, ceza koşulu, sorumsuzluk kaydı, genel işlem koşulu ve tüketici hükümleri sözleşmenin geçerliliğini veya uygulanabilirliğini etkileyebilir. Özellikle genel işlem koşullarında TBK m.21 uyarınca açık bilgilendirme, içeriği öğrenme imkânı ve kabul koşulları; tüketici sözleşmelerinde ayrıca özel düzenlemeler incelenir.

Uyuşmazlık çıkmadan önce edimlerin kapsamı, teslim tarihi, ayıp bildirimi, temerrüt ihtarı, faiz ve yetkili mahkeme kayıtlarının açık yazılması önemlidir. Belirsiz hükümler, sonradan yorum uyuşmazlığına ve ispat güçlüğüne yol açabilir.

İlgili Maddeler

  • TBK m.117Borçlu temerrüdü
    MADDE 117- Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026

  • TBK m.123Mehil verilmesi
    MADDE 123- Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026

  • TBK m.124Mehil verilmesinin gerekmediği haller
    MADDE 124- Aşağıdaki durumlarda süre verilmesine gerek yoktur: 1. Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa. 2. Borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa. 3. Borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026

  • TBK m.125Alacaklının seçimlik hakları (ifa/müspet/menfi zarar)
    MADDE 125- Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026

  • TBK m.126Sürekli edimli sözleşmelerde fesih
    MADDE 126- İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026

  • TBK m.77Sebepsiz zenginleşme (iade)
    MADDE 77- Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026

Madde metinleri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Güncel ve resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.

Sonuç

Sözleşmenin sona erdirilmesinde dönme mi yoksa fesih mi yolunun seçileceği, sözleşmenin niteliği (ani edimli mi sürekli edimli mi) ve istenecek zarar türü ile birlikte belirlenir. Yanlış yolun tercih edilmesi, talep edilebilecek tazminatın kapsamını dar tutar veya başvurunun reddine yol açar.

Bu yazının güncel kaynak sürümü: Kentkuran Hukuk ve Arabuluculuk.

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. Sorularınız ve görüşleriniz için bana yazabilirsiniz.

© 2026 Ediz Kentkuran. Bu makalenin özgün anlatımı, seçimi, başlıklandırması ve düzeni, sahibinin hususiyetini taşıdığı ölçüde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. FSEK m.31 kapsamındaki mevzuat ve yargı kararları ile kanunen serbestçe kullanılabilen diğer resmî içerikler, kendi hukuki statüleri ölçüsünde bu bildirimin dışındadır. Kanunun izin verdiği iktibas ve diğer serbest kullanım hâlleri saklıdır. Bunlar dışında makalenin tamamının veya sahibinin hususiyetini taşıyan bölümlerinin çoğaltılması, işlenmesi, yeniden yayımlanması, veri tabanına eklenmesi veya çevrim içi ortamlarda umuma iletilmesi önceden yazılı izne tabidir. İlim eserlerindeki iktibaslarda FSEK m.35 uyarınca kullanılan eserin ve eser sahibinin adı ile alıntının kaynağı belirtilmelidir; çevrim içi iktibaslarda ayrıca makale adı, yazar adı “Ediz Kentkuran”, kaynak site ve kalıcı bağlantı gösterilmelidir. Ticari kullanım, toplu veri aktarımı ve yapay zekâ/model eğitimi amacıyla kullanım için açık yazılı lisans alınmalıdır. İzin talepleri: info@edizkentkuran.com.

İletişim