HUKUK MAKALELERİ
Sözleşmeye Aykırılık ve Tazminat HaklarıMüspet ve Menfi Zarar
Sözleşmeye Aykırılık ve Tazminat Hakları: Müspet ve Menfi Zarar
TBK m.112-114 ışığında borca aykırılığın hukuki sonuçları
Sözleşmeye aykırılık halinde hangi tazminat talep edilebilir? Müspet ve menfi zarar arasındaki fark, kusur ispatı ve TBK m.112-114 uygulaması.
Sözleşmeye aykırılık (borca aykırılık), borçlunun edimini hiç ifa etmemesi, geç ifa etmesi veya kötü ifa etmesi şeklinde ortaya çıkabilir. TBK m.112'ye göre borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
Borçlunun Kusur Karinesi (TBK m.112)
Alacaklı, borç ilişkisini, aykırılığı, zararı ve aykırılıkla zarar arasındaki uygun nedensellik bağını ortaya koymalıdır. TBK m.112 uyarınca kusursuz olduğunu ispat yükü borçludadır. Kusur karinesi, diğer sorumluluk koşullarının ispatını ortadan kaldırmaz.
Kusurun derecesi (kasıt, ağır ihmal, hafif ihmal) tazminatın kapsamında etkili olabilir. Hâkim, tazminatın miktarını belirlerken durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutar (TBK m.51-52). Hafif kusurda hakkaniyet indirimi mümkündür; ancak kasıtlı veya ağır ihmalden doğan sorumluluk önceden sözleşmeyle kaldırılamaz (TBK m.115).
Müspet Zarar (Olumlu Zarar)
Müspet zarar, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmiş olsaydı alacaklının malvarlığında oluşacak durum ile sözleşmeye aykırılık nedeniyle bulunduğu mevcut durum arasındaki farktır. Diğer bir deyişle, ifanın yapılmamış olması nedeniyle elde edilemeyen kazanç ve uğranılan zarar müspet zararı oluşturur.
Müspet zarar; ifa yerine tazminat (sübstitüsyon tazminatı), gecikme tazminatı, mahrum kalınan kâr (lucrum cessans) ve aşkın zarar kalemlerini kapsar. Alacaklı, sözleşmeyi ayakta tutmak isteyip ifadan vazgeçtiğini bildirdiğinde müspet zararını talep edebilir (TBK m.125/2).
Menfi Zarar (Olumsuz / Güven Zararı)
Menfi zarar, sözleşme hiç yapılmasaydı alacaklının uğramayacağı zarardır. Sözleşmeye olan güven nedeniyle yapılan masraflar (sözleşme görüşmelerinin maliyetleri, noter ücretleri, ekspertiz raporları, teminat masrafları) ile sözleşme nedeniyle kaçırılan diğer fırsatlar bu kapsama girer.
Alacaklı sözleşmeden döndüğünde yalnızca menfi zararını isteyebilir (TBK m.125/3); aynı anda hem dönme hem müspet zarar talep etmek mümkün değildir. Dönmeyle birlikte sözleşme baştan hiç kurulmamış sayıldığı için, ifadan beklenen menfaatin tazminini istemenin teorik dayanağı kalmaz.
Sorumsuzluk Anlaşmaları ve Sınırları (TBK m.115)
Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115/1). Hafif kusurda sorumsuzluk anlaşması kural olarak geçerlidir; borçlunun, alacaklı ile arasındaki hizmet sözleşmesinden doğan bir borç sebebiyle sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yaptığı anlaşma da kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115/2); izne bağlı bir meslek söz konusuysa hafif kusurdan sorumsuzluk anlaşması da geçersizdir (m.115/3).
Genel işlem koşullarıyla yapılan sorumsuzluk anlaşmaları ayrıca TBK m.25'teki içerik denetimine tâbidir. Karşı tarafın aleyhine olan dürüstlük kurallarına aykırı hükümler geçersizdir.
Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar
Sözleşme uyuşmazlıklarında yalnızca imzalı metin değil, teklif yazışmaları, revizyon geçmişi, fatura, teslim tutanağı, ödeme kaydı, ihtarname ve tarafların sonraki davranışları da değerlendirilir. Sözleşmenin kurulması, ifası ve sona ermesi çoğu zaman bu yan belgelerle anlam kazanır.
Şekil şartı, temsil yetkisi, ceza koşulu, sorumsuzluk kaydı, genel işlem koşulu ve tüketici hükümleri sözleşmenin geçerliliğini veya uygulanabilirliğini etkileyebilir. Özellikle genel işlem koşullarında TBK m.21 uyarınca açık bilgilendirme, içeriği öğrenme imkânı ve kabul koşulları; tüketici sözleşmelerinde ayrıca özel düzenlemeler incelenir.
Uyuşmazlık çıkmadan önce edimlerin kapsamı, teslim tarihi, ayıp bildirimi, temerrüt ihtarı, faiz ve yetkili mahkeme kayıtlarının açık yazılması önemlidir. Belirsiz hükümler, sonradan yorum uyuşmazlığına ve ispat güçlüğüne yol açabilir.
İlgili Maddeler
- TBK m.112Borca aykırılıkta borçlunun kusur sorumluluğuMADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026
- TBK m.114Sorumluluğun ölçüsü ve haksız fiil hükümlerine kıyas yoluyla atıfMADDE 114- Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026
- TBK m.115Sorumsuzluk anlaşmasıMADDE 115- Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Borçlunun alacaklı ile hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç sebebiyle sorumlu olmayacağına ilişkin olarak önceden yaptığı her türlü anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026
- TBK m.116Yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlulukMADDE 116- Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026
- TBK m.125Borçlu temerrüdünde alacaklının seçimlik haklarıMADDE 125- Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026
- TBK m.51Tazminatın belirlenmesinde kusur ve durumun gereğiMADDE 51- Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026
Madde metinleri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Güncel ve resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.
Sonuç
Sözleşmeye aykırılık davalarında talep edilecek zarar türünün doğru saptanması davanın kaderini belirler. Müspet ve menfi zararın aynı anda talep edilemeyeceği gözetilerek, dönme ile müspet tazminat arasındaki tercih bilinçli yapılmalı; talep dilekçesi bu tercihe göre kaleme alınmalıdır.
Bu yazının güncel kaynak sürümü: Kentkuran Hukuk ve Arabuluculuk.
Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. Sorularınız ve görüşleriniz için bana yazabilirsiniz.
© 2026 Ediz Kentkuran. Bu makalenin özgün anlatımı, seçimi, başlıklandırması ve düzeni, sahibinin hususiyetini taşıdığı ölçüde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. FSEK m.31 kapsamındaki mevzuat ve yargı kararları ile kanunen serbestçe kullanılabilen diğer resmî içerikler, kendi hukuki statüleri ölçüsünde bu bildirimin dışındadır. Kanunun izin verdiği iktibas ve diğer serbest kullanım hâlleri saklıdır. Bunlar dışında makalenin tamamının veya sahibinin hususiyetini taşıyan bölümlerinin çoğaltılması, işlenmesi, yeniden yayımlanması, veri tabanına eklenmesi veya çevrim içi ortamlarda umuma iletilmesi önceden yazılı izne tabidir. İlim eserlerindeki iktibaslarda FSEK m.35 uyarınca kullanılan eserin ve eser sahibinin adı ile alıntının kaynağı belirtilmelidir; çevrim içi iktibaslarda ayrıca makale adı, yazar adı “Ediz Kentkuran”, kaynak site ve kalıcı bağlantı gösterilmelidir. Ticari kullanım, toplu veri aktarımı ve yapay zekâ/model eğitimi amacıyla kullanım için açık yazılı lisans alınmalıdır. İzin talepleri: info@edizkentkuran.com.
İletişim








