EDİZ KENTKURAN

HUKUK MAKALELERİ

İfa İmkânsızlığı ve Borcun Sona ErmesiTBK m.136-137 Uygulaması

Kusursuz imkânsızlıkta borç sona ererKusurlu imkânsızlıkta tazminat doğarAşırı güçleşmede mahkemeden uyarlama istenir
EDİZ KENTKURANedizkentkuran.com
Bilgilendirme amaçlıdır.

Güncelleme:

İfa İmkânsızlığı ve Borcun Sona Ermesi: TBK m.136-137 Uygulaması

Borçlunun kusursuzluğu, kısmi imkânsızlık ve iade

İfa imkânsızlığı borcu nasıl sona erdirir, kusurlu imkânsızlıkta tazminat sorumluluğu nasıl doğar? TBK m.136-137 çerçevesinde kapsamlı analiz.

Sonraki imkânsızlıkta borçlunun sorumluluğu belirleyicidir. TBK m.136 sorumlu tutulamayacağı tam imkânsızlığı; m.137 ise kısmi imkânsızlığı düzenler. Borçluya yüklenebilen ifa engelinde tazminatın dayanağı m.112 ve ilgili özel hükümlerdir; m.137 kusurlu imkânsızlık maddesi değildir.

Tam İfa İmkânsızlığı (TBK m.136)

TBK m.136/1 uyarınca borcun ifası, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa borç sona erer. İmkânsızlık fiziki (örneğin satılan eşyanın doğal afetle yok olması), hukuki (sonradan çıkan yasak), kişisel (sanatçının ölümü) veya ekonomik nitelikte olabilir; ancak ekonomik güçlüğün asıl yeri TBK m.138'deki uyarlama hükmüdür.

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, borcundan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmekle yükümlüdür ve henüz kendisine ifa edilmemiş edimi isteme hakkını yitirir (TBK m.136/2). Borçlu, ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.136/3).

Kısmi İfa İmkânsızlığı (TBK m.137)

Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur. Ancak bu kısmi imkânsızlığın baştan öngörülmesi durumunda sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer.

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde bir tarafın borcu kısmen imkânsızlaşır ve alacaklı kısmi ifaya razı olursa, karşı edim de o oranda ifa edilir. Alacaklının kısmi ifaya razı olmaması veya karşı edimin bölünemez nitelikte olması halinde tam imkânsızlık hükümleri uygulanır.

Kusurlu İmkânsızlık ve Tazminat

Borçlu ifa engelinden sorumluysa aynen ifa mümkün olmasa da tazminat sorumluluğu doğabilir (TBK m.112). İfa yerine istenen tazminat kural olarak olumlu zararı karşılar. Olumsuz zarar ise dönme veya başka bir hukuki sebebin koşullarıyla ilgilidir; iki zarar türü sebepsizce birbirinin alternatifi değildir.

Asıl ifanın yerini alan tazminat (sübstitüsyon tazminatı), edimin para ile karşılanabilir değerini ifade eder. Hesaplamada zarar gören alacaklının, ifa olsaydı içinde bulunacağı malvarlığı durumu ile ifanın yapılmamış olması nedeniyle bulunduğu mevcut durum arasındaki fark esas alınır.

İmkânsızlık ile Aşırı İfa Güçlüğünün Ayrımı

Uygulamada en sık karıştırılan iki kavram, ifa imkânsızlığı (TBK m.136) ve aşırı ifa güçlüğüdür (TBK m.138). İmkânsızlık, edimin objektif olarak yerine getirilemez hale gelmesi; aşırı ifa güçlüğü ise edimin teknik olarak mümkün olsa da olağanüstü değişen koşullar nedeniyle ifanın borçludan beklenemez hale gelmesidir.

İmkânsızlık halinde borç kendiliğinden sona ererken, aşırı ifa güçlüğünde borçlunun mahkemeye başvurarak sözleşmenin uyarlanmasını, uyarlama mümkün değilse sözleşmeden dönmeyi talep etmesi gerekir. Bu farkı doğru saptamak, açılacak davanın türünü ve ileri sürülebilecek talepleri doğrudan etkiler.

Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar

Sözleşme uyuşmazlıklarında yalnızca imzalı metin değil, teklif yazışmaları, revizyon geçmişi, fatura, teslim tutanağı, ödeme kaydı, ihtarname ve tarafların sonraki davranışları da değerlendirilir. Sözleşmenin kurulması, ifası ve sona ermesi çoğu zaman bu yan belgelerle anlam kazanır.

Şekil şartı, temsil yetkisi, ceza koşulu, sorumsuzluk kaydı, genel işlem koşulu ve tüketici hükümleri sözleşmenin geçerliliğini veya uygulanabilirliğini etkileyebilir. Özellikle genel işlem koşullarında TBK m.21 uyarınca açık bilgilendirme, içeriği öğrenme imkânı ve kabul koşulları; tüketici sözleşmelerinde ayrıca özel düzenlemeler incelenir.

Uyuşmazlık çıkmadan önce edimlerin kapsamı, teslim tarihi, ayıp bildirimi, temerrüt ihtarı, faiz ve yetkili mahkeme kayıtlarının açık yazılması önemlidir. Belirsiz hükümler, sonradan yorum uyuşmazlığına ve ispat güçlüğüne yol açabilir.

İlgili Maddeler

  • TBK m.27Başlangıçtaki imkânsızlık (kesin hükümsüzlük)
    MADDE 27- Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026

  • TBK m.112Borca aykırılıkta borçlunun kusur sorumluluğu
    MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026

  • TBK m.136Sonraki tam imkânsızlık
    MADDE 136- Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026

  • TBK m.137Kısmi ifa imkânsızlığı
    MADDE 137- Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur. Ancak, bu kısmi ifa imkânsızlığı önceden öngörülseydi taraflarca böyle bir sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafın borcu kısmen imkânsızlaşır ve alacaklı kısmi ifaya razı olursa, karşı edim de o oranda ifa edilir. Alacaklının böyle bir ifaya razı olmaması veya karşı edimin bölünemeyen nitelikte olması durumunda, tam imkânsızlık hükümleri uygulanır.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026

  • TBK m.138Aşırı ifa güçlüğü ve uyarlama
    MADDE 138- Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026

  • TBK m.77Sebepsiz zenginleşme (iadenin hukuki dayanağı)
    MADDE 77- Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 12 Mayıs 2026

Madde metinleri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Güncel ve resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.

Sonuç

İfa imkânsızlığı çoğunlukla borcun sona erdiğinin tespiti ile karşılıklı edimlerin iadesini gerektiren çift yönlü bir tasfiye sürecidir. Sürecin başında imkânsızlığın türünün (tam/kısmi, kusurlu/kusursuz) doğru saptanması, açılacak davanın yönünü belirleyici biçimde etkiler.

Bu yazının güncel kaynak sürümü: Kentkuran Hukuk ve Arabuluculuk.

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. Sorularınız ve görüşleriniz için bana yazabilirsiniz.

© 2026 Ediz Kentkuran. Bu makalenin özgün anlatımı, seçimi, başlıklandırması ve düzeni, sahibinin hususiyetini taşıdığı ölçüde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. FSEK m.31 kapsamındaki mevzuat ve yargı kararları ile kanunen serbestçe kullanılabilen diğer resmî içerikler, kendi hukuki statüleri ölçüsünde bu bildirimin dışındadır. Kanunun izin verdiği iktibas ve diğer serbest kullanım hâlleri saklıdır. Bunlar dışında makalenin tamamının veya sahibinin hususiyetini taşıyan bölümlerinin çoğaltılması, işlenmesi, yeniden yayımlanması, veri tabanına eklenmesi veya çevrim içi ortamlarda umuma iletilmesi önceden yazılı izne tabidir. İlim eserlerindeki iktibaslarda FSEK m.35 uyarınca kullanılan eserin ve eser sahibinin adı ile alıntının kaynağı belirtilmelidir; çevrim içi iktibaslarda ayrıca makale adı, yazar adı “Ediz Kentkuran”, kaynak site ve kalıcı bağlantı gösterilmelidir. Ticari kullanım, toplu veri aktarımı ve yapay zekâ/model eğitimi amacıyla kullanım için açık yazılı lisans alınmalıdır. İzin talepleri: info@edizkentkuran.com.

İletişim