EDİZ KENTKURAN

HUKUK MAKALELERİ

Sigortasız Çalıştırma ve Hizmet Tespiti DavasıKayıt Dışı Geçen Yıllar Nasıl Kurtarılır?

Sigortalılıktan vazgeçilemez; işçinin rızası geçersizKural, hizmet yılının sonundan itibaren beş yıl; istisnalar saklıHâkim delilleri resen araştırır
EDİZ KENTKURANedizkentkuran.com
Bilgilendirme amaçlıdır.

Güncelleme:

Sigortasız Çalıştırma ve Hizmet Tespiti Davası: Kayıt Dışı Geçen Yıllar Nasıl Kurtarılır?

5510 sayılı Kanun ve 7036 çerçevesinde hizmet tespitinin yolu

Sigortasız çalıştırılan işçi ne yapabilir, hizmet tespiti davası nasıl açılır, beş yıllık süre nasıl işler? Kayıt dışı çalışmanın iki taraf için de sonuçları.

"Sigortanı içeriden hallederiz, sen merak etme." Bu cümleyi duyan işçi sayısı, resmî istatistiklerin gösterebildiğinden fazladır ve bu cümleye güvenmenin bedeli çoğu zaman emeklilik çağında ödenir. Sigortasız çalıştırma yalnız işçinin değil, sistemin de meselesidir; ama sistemin öfkesini bir yana bırakıp vatandaşın sorusuna odaklanayım: kayıt dışı geçen yıllar geri kazanılabilir mi? Kazanılabilir. Yolu, süresi ve delili olan bir davayla: hizmet tespiti davası.

Sigorta bildirimi bir pazarlık konusu değildir

Baştan net olalım: sigortalılık, işçi ile işverenin anlaşarak vazgeçebileceği bir hak değildir. Çalışanların sigortalı olması zorunludur; sigorta hak ve yükümlülükleri çalışmaya başlanan tarihte kendiliğinden doğar ve işveren kural olarak işe başlamadan önce işe giriş bildirgesini Kuruma verir; 5510 m.8’deki özel bildirim süreleri saklıdır. Kanun daha da ileri gider: sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak veya bunlardan vazgeçmek için sözleşmelere konulan hükümler geçersizdir. "Ben elden maaşı daha yüksek alırım, sigortayı boş ver" diyen işçinin rızası da bu tabloyu değiştirmez; kanun bu rızayı yok sayar.

Kayıt dışılığın bir de yaygın ve sinsi biçimi vardır: sigortanın asgari ücretten gösterilip maaşın bir kısmının elden ödenmesi. Bu da eksik bildirimdir ve kanunun lafzı gereği prime esas kazancın eksik bildirilmesi de tespit konusu olabilir; bildirilmemiş ücret SGK kayıtlarında kendiliğinden görünmez; ancak gerçek prime esas kazancın tespitiyle kayıtların düzeltilmesi istenebilir. Prime esas kazancın ispatında, hizmet süresinin tanıkla ispatından farklı olarak HMK’nın yazılı delil kuralları da değerlendirilir.

Hizmet tespiti davası nedir?

Sigortasız çalıştırılan veya eksik bildirilen işçinin açacağı dava, çalışmanın Kurumca tespit edilmemiş olduğu hâllerde hizmetlerin tespitine ilişkin davadır. Dayanağı 5510'un, aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılara tanıdığı dava hakkıdır.

Sürenin altını kalın çizerek yazıyorum: bu dava, hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır. Örneğin bir yıl boyunca sigortasız çalışıp ayrılan işçinin süresi, o yılın sonundan itibaren işlemeye başlar. Yerleşik uygulamada bu sürenin istisnaları vardır: çalışma işveren tarafından Kuruma verilmiş herhangi bir belgeyle, örneğin işe giriş bildirgesiyle kısmen kayda girmişse, o döneme ilişkin tespit istemi süreye takılmayabilir. Ama istisnaya güvenerek beklemek kumar oynamaktır; kural beş yıldır, yıl sonundan sayılır.

Dava kime karşı açılır, nasıl yürür?

Dava işverene karşı açılır; mahkeme davayı Sosyal Güvenlik Kurumuna resen ihbar eder, Kurum davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılır ve yanında katıldığı taraf başvurmasa bile kanun yoluna başvurabilir. Önemli bir usul bilgisi: hizmet tespiti talebi, kanunun dava şartı saydığı alacak, tazminat ve işe iade kalıbına girmediğinden uygulamada dava şartı arabuluculuğa tabi tutulmaz; dava doğrudan iş mahkemesinde açılır.

Bu davanın bir başka özelliği, yerleşik uygulamada kamu düzeninden sayılmasıdır: hâkim, tarafların getirdiği delille yetinmez, resen araştırma ilkesini uygular. Mahkeme; işyeri kayıtlarını, dönem bordrolarını, Kurum dosyasını getirtir, komşu işyerlerinden ve aynı dönemde çalışmış bordrolu işçilerden tanık dinler. İşçiye pratik ders buradan çıkar: en güçlü tanık, sizinle aynı dönemde aynı işyerinde kayıtlı çalışmış kişilerdir. İsimlerini, dönemlerini şimdiden not edin. Ücret ödemelerine dair dekontlar, mesaj yazışmaları, işyeri fotoğrafları, servis ve yemek listeleri; hepsi dosyaya girer.

Dava kazanılırsa mahkeme, hangi dönemde hangi kazançla çalışıldığını tespit eder; kanun gereği mahkeme kararında belirtilen kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları sigortalılığınızda dikkate alınır, primlerin işverenden tahsilini de uygulamada Kurum takip eder.

İşveren yönünden tablo

Tarafsızlık gereği işveren tarafına da açık konuşayım: sigortasız çalıştırmanın işverene maliyeti, sigortalı çalıştırmanın maliyetinden er ya da geç daha yüksektir. Tespit edilen kayıt dışı çalıştırma; geriye dönük prim borcu, gecikme cezası ve gecikme zammı, idari para cezaları ve kimi teşvik ile desteklerden yararlanamama riskini birlikte getirir. Üstelik kayıt dışı işçinin iş kazası geçirmesi hâlinde tablo çok daha ağırlaşır; Kurum, bildirimsiz çalıştırılan sigortalının kazasında yaptığı ödemeleri ve masrafları işverene ödettirir. "İdare eder" diye kurulan düzenin faturası, tek bir dava veya tek bir kazayla gelir.

Çalışırken şikâyet mümkün mü?

Mümkün. Sigortasız çalıştırıldığını düşünen işçi, çalışırken de Kuruma ve ilgili idari mercilere başvurabilir; denetim elemanlarının tespitleri, ileride açılacak davada güçlü delildir. Şunu da ekleyeyim: sigortasız çalıştırılmak, uygulamada çalışma koşullarının uygulanmaması kapsamında değerlendirilir ve işçiye iş sözleşmesini haklı sebeple fesih imkânı verir. Yani kayıt dışı çalıştırılan işçi hem tespit davası açabilir hem de kıdem tazminatını koruyarak ayrılma yolunu değerlendirebilir. İkisinin stratejisi birlikte kurulur; bu yüzden adım atmadan önce danışın.

Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar

Somut olaylarda uygulanacak hukuki yol, tarafların sıfatına, işlem tarihine, eldeki belgelere ve süre koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle genel bilgiler, dosyaya özgü belge incelemesiyle birlikte değerlendirilmelidir.

İlgili Maddeler

  • 5510 m.86Hizmet tespiti (ilgili fıkra)
    Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 3 Eylül 2026

  • 5510 m.92Sigortalılığın zorunluluğu (birinci fıkra)
    Kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı ve genel sağlık sigortalısı olması, genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilerin ise genel sağlık sigortalısı olması zorunludur. Bu Kanunda yer alan sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak, vazgeçmek veya başkasına devretmek için sözleşmelere konulan hükümler geçersizdir.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 3 Eylül 2026

  • 5510 m.7, m.8Sigortalılığın başlangıcı ve işe giriş bildirgesi
    MADDE 7- Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten, (…) itibaren başlar. MADDE 8- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.) İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Ancak işveren tarafından sigortalı işe giriş bildirgesi; a) İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün, b) Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında alınarak çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilecek işyerlerinde; ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan sigortalılar için, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğu tarihe kadar, c) Kamu idarelerince istihdam edilen 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre işsizlik sigortasına tabi olmayan sözleşmeli personel ile kamu idarelerince yurt dışı görevde çalışmak üzere işe alınanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde, Kuruma verilmesi halinde, sigortalılık başlangıcından önce bildirilmiş sayılır. Sigortalılar, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde, sigortalı olarak çalışmaya başladıklarını Kuruma bildirirler. Ancak, sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil teşkil etmez. (…)

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 4 Eylül 2026

  • 5510 m.23, m.89, m.102Bildirimsiz çalıştırmanın sonuçları, gecikme cezası ve zammı, idari para cezaları
    MADDE 23- Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir. (…) MADDE 89- (…) Kurumun prim ve diğer alacakları süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmı sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için %3 oranında gecikme cezası uygulanarak artırılır. Ayrıca, her ay için bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanır. Ancak, ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük hesaplanır. (…) MADDE 102- (Değişik: 17/4/2008-5754/60 md.) Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; a) 1) 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile 61 inci maddede belirtilen bildirgeyi, bu Kanunda belirtilen süre içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usȗle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu hâlde anılan ortamda göndermeyenler hakkında her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır. 2) 8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. (…)

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 4 Eylül 2026

  • 7036 m.4Davanın Kuruma ihbarı ve Kurumun konumu (ikinci fıkra)
    Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 3 Eylül 2026

  • 4857 m.24/IIİşçinin haklı fesih sebepleri
    Madde 24 - Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: (…) II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 4 Eylül 2026

Madde metinleri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Güncel ve resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.

Sonuç

Sigortalılık vazgeçilemez bir haktır; işçinin rızası bile sigortasız çalıştırmayı hukuka uygun kılmaz. Kayıt dışı geçen dönem, hizmet tespiti davasıyla kazanılabilir; kural olarak hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıllık süreye tabidir; bildirim ve tespit kaynaklı istisnalar ayrıca incelenir. Dava işverene karşı yürür, mahkeme delilleri kendiliğinden de araştırır ve en değerli delil dönem tanıklarıdır. İşveren için ise kayıt dışılık, ertelenmiş ve büyütülmüş bir borçtur. Hangi taraftaysanız, tablonuzu belgelerinizle birlikte bir avukata gösterin; bu davada zamanlama neredeyse her şeydir.

Bu yazının güncel kaynak sürümü: Kentkuran Hukuk ve Arabuluculuk.

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. Sorularınız ve görüşleriniz için bana yazabilirsiniz.

© 2026 Ediz Kentkuran. Bu makalenin özgün anlatımı, seçimi, başlıklandırması ve düzeni, sahibinin hususiyetini taşıdığı ölçüde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. FSEK m.31 kapsamındaki mevzuat ve yargı kararları ile kanunen serbestçe kullanılabilen diğer resmî içerikler, kendi hukuki statüleri ölçüsünde bu bildirimin dışındadır. Kanunun izin verdiği iktibas ve diğer serbest kullanım hâlleri saklıdır. Bunlar dışında makalenin tamamının veya sahibinin hususiyetini taşıyan bölümlerinin çoğaltılması, işlenmesi, yeniden yayımlanması, veri tabanına eklenmesi veya çevrim içi ortamlarda umuma iletilmesi önceden yazılı izne tabidir. İlim eserlerindeki iktibaslarda FSEK m.35 uyarınca kullanılan eserin ve eser sahibinin adı ile alıntının kaynağı belirtilmelidir; çevrim içi iktibaslarda ayrıca makale adı, yazar adı “Ediz Kentkuran”, kaynak site ve kalıcı bağlantı gösterilmelidir. Ticari kullanım, toplu veri aktarımı ve yapay zekâ/model eğitimi amacıyla kullanım için açık yazılı lisans alınmalıdır. İzin talepleri: info@edizkentkuran.com.

İletişim