HUKUK MAKALELERİ
Sigortasız Çalıştırma ve Hizmet Tespiti DavasıKayıt Dışı Geçen Yıllar Nasıl Kurtarılır?
Sigortasız Çalıştırma ve Hizmet Tespiti Davası: Kayıt Dışı Geçen Yıllar Nasıl Kurtarılır?
5510 sayılı Kanun ve 7036 çerçevesinde hizmet tespitinin yolu
Sigortasız çalıştırılan işçi ne yapabilir, hizmet tespiti davası nasıl açılır, beş yıllık süre nasıl işler? Kayıt dışı çalışmanın iki taraf için de sonuçları.
"Sigortanı içeriden hallederiz, sen merak etme." Bu cümleyi duyan işçi sayısı, resmi istatistiklerin gösterebildiğinden fazladır ve bu cümleye güvenmenin bedeli çoğu zaman emeklilik çağında ödenir. Sigortasız çalıştırma yalnız işçinin değil, sistemin de meselesidir; ama sistemin öfkesini bir yana bırakıp vatandaşın sorusuna odaklanayım: kayıt dışı geçen yıllar geri kazanılabilir mi? Kazanılabilir. Yolu, süresi ve delili olan bir davayla: hizmet tespiti davası.
Sigorta bildirimi bir pazarlık konusu değildir
Baştan net olalım: sigortalılık, işçi ile işverenin anlaşarak vazgeçebileceği bir hak değildir. Çalışanların sigortalı olması zorunludur; sigorta hak ve yükümlülükleri çalışmaya başlanan tarihte kendiliğinden doğar ve işveren, çalıştıracağı kişileri işe başlamadan önce işe giriş bildirgesiyle Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Kanun daha da ileri gider: sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak veya bunlardan vazgeçmek için sözleşmelere konulan hükümler geçersizdir. "Ben elden maaşı daha yüksek alırım, sigortayı boş ver" diyen işçinin rızası da bu tabloyu değiştirmez; kanun bu rızayı yok sayar.
Kayıt dışılığın bir de yaygın ve sinsi biçimi vardır: sigortanın asgari ücretten gösterilip maaşın bir kısmının elden ödenmesi. Bu da eksik bildirimdir ve kanunun lafzı gereği prime esas kazancın eksik bildirilmesi de tespit konusu olabilir; emekli aylığınız, bildirilen kazanç üzerinden hesaplanır, elden alınan kısım yok hükmündedir.
Hizmet tespiti davası nedir?
Sigortasız çalıştırılan veya eksik bildirilen işçinin açacağı dava, çalışmanın Kurumca tespit edilmemiş olduğu hâllerde hizmetlerin tespitine ilişkin davadır. Dayanağı 5510'un, aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılara tanıdığı dava hakkıdır.
Sürenin altını kalın çizerek yazıyorum: bu dava, hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır. Örneğin bir yıl boyunca sigortasız çalışıp ayrılan işçinin süresi, o yılın sonundan itibaren işlemeye başlar. Yerleşik uygulamada bu sürenin istisnaları vardır: çalışma işveren tarafından Kuruma verilmiş herhangi bir belgeyle, örneğin işe giriş bildirgesiyle kısmen kayda girmişse, o döneme ilişkin tespit istemi süreye takılmayabilir. Ama istisnaya güvenerek beklemek kumar oynamaktır; kural beş yıldır, yıl sonundan sayılır.
Dava kime karşı açılır, nasıl yürür?
Dava işverene karşı açılır; mahkeme davayı Sosyal Güvenlik Kurumuna resen ihbar eder, Kurum davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılır ve yanında katıldığı taraf başvurmasa bile kanun yoluna başvurabilir. Önemli bir usul bilgisi: hizmet tespiti talebi, kanunun dava şartı saydığı alacak, tazminat ve işe iade kalıbına girmediğinden uygulamada dava şartı arabuluculuğa tabi tutulmaz; dava doğrudan iş mahkemesinde açılır.
Bu davanın bir başka özelliği, yerleşik uygulamada kamu düzeninden sayılmasıdır: hâkim, tarafların getirdiği delille yetinmez, resen araştırma ilkesini uygular. Mahkeme; işyeri kayıtlarını, dönem bordrolarını, Kurum dosyasını getirtir, komşu işyerlerinden ve aynı dönemde çalışmış bordrolu işçilerden tanık dinler. İşçiye pratik ders buradan çıkar: en güçlü tanık, sizinle aynı dönemde aynı işyerinde kayıtlı çalışmış kişilerdir. İsimlerini, dönemlerini şimdiden not edin. Ücret ödemelerine dair dekontlar, mesaj yazışmaları, işyeri fotoğrafları, servis ve yemek listeleri; hepsi dosyaya girer.
Dava kazanılırsa mahkeme, hangi dönemde hangi kazançla çalışıldığını tespit eder; kanun gereği mahkeme kararında belirtilen kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları sigortalılığınızda dikkate alınır, primlerin işverenden tahsilini de uygulamada Kurum takip eder.
İşveren yönünden tablo
Tarafsızlık gereği işveren tarafına da açık konuşayım: sigortasız çalıştırmanın işverene maliyeti, sigortalı çalıştırmanın maliyetinden er ya da geç daha yüksektir. Tespit edilen kayıt dışı çalıştırma; geriye dönük prim borcu, gecikme cezası ve gecikme zammı, idari para cezaları ve kimi teşvik ile desteklerden yararlanamama riskini birlikte getirir. Üstelik kayıt dışı işçinin iş kazası geçirmesi hâlinde tablo çok daha ağırlaşır; Kurum, bildirimsiz çalıştırılan sigortalının kazasında yaptığı ödemeleri ve masrafları işverene ödettirir. "İdare eder" diye kurulan düzenin faturası, tek bir dava veya tek bir kazayla gelir.
Çalışırken şikâyet mümkün mü?
Mümkün. Sigortasız çalıştırıldığını düşünen işçi, çalışırken de Kuruma ve ilgili idari mercilere başvurabilir; denetim elemanlarının tespitleri, ileride açılacak davada güçlü delildir. Şunu da ekleyeyim: sigortasız çalıştırılmak, uygulamada çalışma koşullarının uygulanmaması kapsamında değerlendirilir ve işçiye iş sözleşmesini haklı sebeple fesih imkânı verir. Yani kayıt dışı çalıştırılan işçi hem tespit davası açabilir hem de kıdem tazminatını koruyarak ayrılma yolunu değerlendirebilir. İkisinin stratejisi birlikte kurulur; bu yüzden adım atmadan önce danışın.
Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar
Somut olaylarda uygulanacak hukuki yol, tarafların sıfatına, işlem tarihine, eldeki belgelere ve süre koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle genel bilgiler, dosyaya özgü belge incelemesiyle birlikte değerlendirilmelidir.
İlgili Kanun Maddeleri
- 5510 m.86Hizmet tespiti (ilgili fıkra)Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-09-03
- 5510 m.92Sigortalılığın zorunluluğu (birinci fıkra)Kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı ve genel sağlık sigortalısı olması, genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilerin ise genel sağlık sigortalısı olması zorunludur. Bu Kanunda yer alan sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak, vazgeçmek veya başkasına devretmek için sözleşmelere konulan hükümler geçersizdir.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-09-03
- 5510 m.7, m.8Sigortalılığın başlangıcı ve işe giriş bildirgesi
- 5510 m.23, m.89, m.102Bildirimsiz çalıştırmanın sonuçları, gecikme cezası ve zammı, idari para cezaları
- 7036 m.4Davanın Kuruma ihbarı ve Kurumun konumu (ikinci fıkra)Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-09-03
- 4857 m.24/IIİşçinin haklı fesih sebepleri
Madde metinleri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Güncel ve resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.
Sonuç
Sigortalılık vazgeçilemez bir haktır; işçinin rızası bile sigortasız çalıştırmayı hukuka uygun kılmaz. Kayıt dışı geçen dönem, hizmet tespiti davasıyla kazanılabilir; ama dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Dava işverene karşı yürür, mahkeme delilleri kendiliğinden de araştırır ve en değerli delil dönem tanıklarıdır. İşveren için ise kayıt dışılık, ertelenmiş ve büyütülmüş bir borçtur. Hangi taraftaysanız, tablonuzu belgelerinizle birlikte bir avukata gösterin; bu davada zamanlama neredeyse her şeydir.
Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. Sorularınız ve görüşleriniz için bana yazabilirsiniz.
İletişim



