
Hayır Diyememek
İyi İnsan Olma Yanılgısı.
Gündüz “evet” dediğiniz bir şeyin gece yatakta içinizi sızlattığı oldu mu hiç? Telefonda iki saniyede çıkıvermişti ağzınızdan; şimdi tavana bakıp kendinize kızıyorsunuz. O “evet” nezaketten çıkmadı aslında. İnsan karşısındakini kırmaktan çok, kendi içinde oluşacak suçluluk duygusundan kaçıyor ve “evet” diyerek huzur satın aldığını zannediyor. Oysa o huzurun taksitleri geceleri ödeniyor.
Fakat her evet, başka bir şeye hayırdır. Başkasının planına evet dediğinizde kendi zamanınıza hayır diyebilirsiniz. Başkasının beklentisine evet dediğinizde kendi sınırınıza hayır diyebilirsiniz. İnsan bu gerçeği geç fark ederse, iyi biri olmak isterken tükenmiş biri hâline gelir. Ve tükenmiş insan kimseye iyi gelemez; en başta kendine.
Ha, şimdi diyeceksiniz ki: “Kolay mı, insanlar kırılıyor.” Doğru, kırılıyor. Ama şunu sorayım: Sürekli evet dediğiniz insanlar, sizin hatırınız için en son ne zaman kendi planından vazgeçti? Hayır diyemeyen insan bir süre sonra herkes için vazgeçilmez, kendisi için görünmez olur. İşin tuhaf tarafı da şudur: İnsanlar sınır koyana önce kızar, sonra saygı duyar. Sınırı olmayana ise önce sevgi gösterir, sonra yük bindirir.
Sınır koymak bencillik değildir; kişiliğin omurgasıdır. Net insanlar kaba olmak zorunda değildir. Kibarca hayır demek mümkündür. Hatta en sağlıklı ilişkiler, insanların birbirine sınırsızca uyduğu değil, birbirinin sınırlarını bildiği ilişkilerdir.
Pratik olarak üç cümle öğrenmek hayatı değiştirir. “Bunu şu anda yapamam.” “Bunu düşünmem gerekiyor.” “Bu benim önceliklerimle uyuşmuyor.” Bu cümleler kısa görünür ama insanın kendine sadakatini korur. Kimseyi kırmadan yaşamak mümkün değil; ama kendinizi kıra kıra yaşamak da hayat değil. Ez cümle: Hayır demek kapı kapatmak değildir; doğru kapının önünde durmaktır. Sağlıcakla kalın.
Ediz KentkuranKalemden Kelama3 Mayıs 2026